“Ölümden daha güçlü bir olan şey, bize uğruna ölümü göze aldıran şeydir. Candan kıymetli olan, canın kendisi için feda ettiği şeydir.” İBNİ HAZM

Bağımlılık mücadele konusunda yapılacak olanlardan biri de, onu besleyen yan ürünleri denetlemek veya ortadan tümüyle kaldırmak olacaktır. Bu, arkadaşlar olabilir, bir mekân olabilir, bir müzik türü, tarzı olabilir. İsyana sürükleyecek, melankoliye düşürecek her türlü yan ürün ne ise ondan ivedi kurtulmak, sıyrılmak gerekecektir.

Satıcıya acınmamalı! Kullanıcı, bağımlı, potansiyel satıcı, tedarik edicidir. Kendi kullanacağı kadarını tedarik ettikten sonra, bunu çevresi ile miktarına kadar paylaşır fakat sonrasında diğerlerinin maddeye ulaşımını sağlamaları için satıcı ile aralarındaki irtibatı kurar, oluşturur. Satıcı bu kullanıcının kendi aracısı olmasını sonrasında, hem kendi kullandığı maddeyi bedavaya getirebileceğini hem de üstüne fazladan para bile kazanacağını teklifini cezp ediciliği ile beraber avuçlarına bırakır.

“Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri hastanın akli ve ruhi güçlerini artırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele etmek için cesaret vermek, çevresini hoşuna gider hale getirmek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir.”
İbn-i Sinâ

Bağı Koparmak
Eczane’de Esrar Satışı Başladı

Esrar-satışı-eczane Senatonun esrar ticaretiyle ilgili tasarıyı onaylamasıyla Uruguay, dünyada esrarın üretimini, dağıtımını ve satışını yasalarla kontrol eden ilk ülke oldu. Temsilciler Meclisi iki hafta önce esrarı yasallaştıran bir tasarıyı onaylamıştı. Bu tasarı Senato tarafından da onaylandı.

Jose Mujica hükümeti, hazırlanan yasanın, ’uyuşturucu tacirlerinin kâr kapısını kapatıp, uyuşturucu kullanan kişileri daha ağır maddelerden uzak tutacağını’ savunuyor.
Yeni yasaya göre ülkede esrar satışını sadece devlet yapabilecek.

Yasa bu yetkiyi ’esrarın ve tüm yan ürünlerinin kontrolü, ithalat ve ihracat yetkileri, ekimi, yetiştirilmesi, hasadı, üretimi, saklanması, ticari olarak satılması ve dağıtımı devlete aittir’ ifadeleriyle tanımlıyor.
Esrar satın almak isteyen kişilerin 18 yaşını geçmiş ve bir veri tabanına kayıt yaptırmış olması gerekiyor.
Bu kişiler özel ruhsata sahip eczanelerden her ay 40gr marihuana satın alabilecek ya da evlerinde altı kök kenevir bitkisi yetiştirebilecekler.

Kaynak: Kısa Haber

Suni sabırlara ulaşmak için her türlü gayrı meşru yol ve yöntemi izlemekten çekinmeyecek, ahlak, ilke, kural tanımayacak, sevdiği ve değer verdiği veya sevip değer atfettiği kişi, eşya vs ne varsa hepsinden vazgeçecektir. Bunların tamamını, suni sabrı elde etme pahasına harcayacaktır. Zorluklarla mücadeleyi pratik ve duygusal olgunluk ve içtimai sebep sonuçlarla öğrenmemiş/öğretilmemiş kişi sürekli depresif bir eğilim halinde olacaktır.

Üzüntüye karşı geliştirilen direnç sabrı getirir.
“ Birçoğumuz gerçekten güçsüzüz. Bu güçsüzlüğün temelinde anne babanın zorluklarla nasıl mücadele edileceğini çocuklarına öğretmemesi yatar. Dondurmasını yere düşüren çocuk belki de yetişkinlerin birini kaybetmesi kadar acı çeker.
Çocukluktan sabır eğitiminin verilmesi yerine, çocuğun üzülmemesi için yeni bir dondurma alınması ya da “etraf ki kuşa bak kediye bak” diyerek oyalanması o çocuğun acıyı tatmasına ve ona sabretmesine mani olacaktır. Bu şekilde büyütülen bir çocuğun hayat mücadelesinde tesadüf ettiği acılara karşı sabretmek yerine kendini oyalamak için maddi imkânlara sarılması doğal sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Öğrenemediği için bildiği tek yol olan kendini oyalamayı mümkün kılan maddi imkânlarını genişletmeye çalışacaktır.”
(A.TEYFUR ERDOĞDU-ÖZGÜRLÜKTEN KURTULMAK SYF12/13)

Genelde korkak, cesareti gelişmemiş veya cesareti herhangi bir sebepten ötürü kırılmış olanlarda görülen bağımlılık sorunu, kullandığı maddenin etkisi ile edindiği geçici cesaret, korkuyu baskılama kabiliyeti, kendisindeki o halin kalıcılığının uzun sürmesi için, bir devamlılık içerisine ister istemez girmesine sebep olur. Korkaklığın, pısırıklığın, cesaretsizliğin, kendisinde oluşturduğu hezeyanların neticesi öfkedir.
Bu öfke, zamanla birikir ve meydana çıkacağı anı bekler. Tüm bu duygularına karşı duymuş olduğu öfke, kişiyi kendisine o hali unutturacak, o hali baskılayacak bir diğer hal ile değişimini gerçekleştirecek olan maddeye, ya da o her ne ise (ne türlü bir bağımlılık ise) ona tutunmaya itecektir.
Çünkü bir an için bile, içinde uyanan o cesaret ve gözü karalık hissinin bitmesini istemeyecektir. Korkmuş olmanın verdiği öfke, kendisini suni cesaretler almaya yöneltecektir.
Hal böyle olunca bağımlılık, kaçınılmaz bir son olarak karşımıza çıkıyor.