Gerçek kişilerin esas kimliklerini gizlemek şartıyla oluşturdukları ikincil profiller, bedenin başka bir ruh tarafından ele geçirilmesini andırıyor. Veya adeta aynı bünyede farklı kişilikler barındıran şizofrenik birer vakıanın yansımasını gösteriyor.

Yapay zekâların yönettiği sahte-yapay (fake) hesaplar, profiller, ele geçirilmiş bedenlere başka bir örnektir.
Karşınızda, sanki sizin gibi düşünüp, sizin gibi davranan bir şahsiyet sahibi var mış gibi düşünmenize sebep olabilen, böylelikle duygu ve arzularınızı, his ve hayallerinizi manipüle edebilecek kabiliyete erişmiş, aslında bir makine ile muhatap olduğunuzun farkına varamadan o, sizi çoktan yönlendirmiş bulunuyordur.

Kaldı ki sizin söylemediklerinizi, sizin ağzınızdan çıkmış gibi lanse edebilir. Ses ve mimiklerinizi de kullanabilir. Böylelikle dijital ortamda sizi karşısında, herhangi bir görüntülü kayıtta izleyebilen kişi, hem sizin olduğunuza ikna olur hem de ağzınızdan çıkan söylediklerinizi, sizin söylediğinize inanır. Çünkü bunu, gerçeğin kabullenişi bakımından birkaç aşamasının üzerinde şeytanî bir ustalıkla oynayarak yapmıştır. Gözünle gördün ve kulağında işittin.

Körfez ülkelerinin ve Suudi Arabistan’ın, Katar’a abluka ve tecrit uygulamasının altında da bu türden bir manipülasyonun yattığı yönünde sağlam kaynakların iddiaları vardır. Deşifre edildiği iddia edilen bir telefon görüşmesinden yola çıkarak, Katarlı bir üst düzey yetkilinin ağzından, aslında hiç söylemediği kelimeleri söylemiş gibi tasarlayarak basına sızdırmalarından sonra olaylar gelişmiştir.

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/katar-ambargosu-1-yildir-devam-ediyor_463805

Dünyanın çeşitli ülkelerinde, belirli siyasi veya farklı ideolojik mahfillerin bu tip uygulamalara başvurarak, insanları kitleler halinde, belirli hedeflere yönlendirilebildiklerini son yıllar içerisinde hep beraber iyi ve kötü anlamda da tecrübe ettik.

Sürekli verilen bıçak örneğindeki gibi, cerrahın elinde hastasına şifa verebilecek bir alet olabilecekken, bir katilin elinde cinayet aracına da dönüşebiliyor. Bu tarz platformların ve yapay zekânın bu platformlardaki kullanım amaçlarının, masumane fikirlerden, faydalı etkileşimlerden ziyade daha çok, kötü amaçlara gerektiğinde fevkalade bir şekilde hizmet edebilme potansiyeline sahip olduğunun kanıtı olduğudur.

Ne ki, şöyle de bir durum söz konusudur. Gerçeğin kabul ediliş aşamalarının manipülasyonu sayesinde, ekranın, dijital platformun ve sanal medya platformlarının dejenerasyonun, kabul edilemez ölçüde bir takım ilahi değerlerin kökünü makaslaması durumu da söz konusudur. Örneğin bu durumun en vahimlerinden birisi de ŞAHİTLİK mevhumudur.

İnancımız gereği kişilere isnat edilen bir takım cürümlerin karşılığında cezai müeyyidelerin işletilebilir olması için, o cürümü işlediğine dair kuvvetli deliller ile birlikte bir de kendisini bu cürümü işlerken gören, duyan, yani olaya şahit olanların ifadelerine, yeminli şahitliklerine başvurulur.
Bu gün dijital ve sanal profiller, yine sanal ve dijital platformlar her türden yönelimler, yönlendirilmelere açık olduğu gibi, aynı ölçüde şahitlik mevhumunu da hakikati itibariyle ortadan kaldırmak üzeredir, hatta bir nebze kaldırmıştır da. Pek tabi olarak ses ve yüz taklidi yapabilen böylesi bir teknoloji, dileği anda dilediğine itibar suikastı yapabilecek konumdadır.
Bu türden olasılıklar, Devletler düzeyinde de, kişiler düzeyinde de, gerçeğe olan güvenin daha somut delillerle desteklenmesi gerekliliğini getirecek ve böylece bu güne kadar gelen GERÇEK kavramımızı ortadan tamamen kaldıracaktır. Gerçeğin kabulleniş aşamalarından olan safhalar değişmeden fakat zaman, mekân, meta seviyesinde tekrardan yorumlanabilecek bir hal almış olacak. Söz’ün yanında, sözden başka hiçbir şey gerektirmeyen, kişinin sözünün geçer akçe olduğu dönemlerden bu günlere dek nasıl gelindiğini dikkatle incelediğimizde, karşımıza çıkan ve bizleri buralara kadar sürükleyenlerin esasen, gerçekliğin tanımlanma safhalarındaki muazzam değişimler olduğunu göreceğiz.