Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Emin ol onu en çolpa herifler de becerir.
Sade sen gösteriver “işte budur kubbe” diye,
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye,
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat,
O zaman, bir Süleyman daha lazım yeniden bir de Sinan.

“Devrim ve özgürlük, Islahat ve Hürriyet’in karşısında her daim yenilir. Erenlerin ahfadı asla devrimci olamaz, tezattır.”

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; “Hürriyet ve Bağımsızlık benim karakterimdir” demesindeki ‘Hürriyet’ ifadesinin ‘Özgürlük’ bağımsızlığın ise otorite tanımamazlık olmadığı anlamına gelmediği çok açıktır.

Sömürgeden bir şekilde kurtulmuş veya azade olmuş olanın karakter, hal ve davranışları, kendisine o dönemde nasıl davranılmışsa aynen öyle uzunca bir süre devam eder. Eğer bundan kurtulabilirse yeni bir hayat ve yeni bir kişilik onu bekliyor olur. Fakat bundan kurtulamadan geçirdiği her an, hayatını zindana çevirenler, dillerini, dinlerini değiştirenler, katliamlar işleyerek kültürlerinden tutun bütün dallarını ve budaklarını budayanların özelliklerini genlerine aktararak, kendilerinden sonraki nesillere geçmesine sebep olabilirler. Bununla birlikte, bu değişimi gerçekleştirmedikleri her an, etkileşim içerisine girdikleri diğer insanları da buna maruz bırakacaklardır.

Sömürülmüş ve sonrasında özgürleşmiş, hiçbir otorite tanımayan kişi, birçok toplumsal ve bireysel ahlaki değerden de yoksundur. Örneğin; İsteme, talep etme ahlakları gelişmemiştir veya hiç yoktur. Efendilerinin ahlakları ile kendilerini terbiye ederken kullandıkları yöntemi kullanırlar. Tabi bu bizim ahlak tanımımızın içerisine girmez, onlarınkine ahlak denmez, daha çok zoraki, mecburiyet veya emri vakidir, çoğunlukla şiddet içerir. Efendileri kendilerinden bu yöntemlerle verim alabildiğinden ötürü, onlar da aldıkları bu eğitimi diğerlerinin üzerinde kullanmaya kalkar ve bunun çalışacağından emin olarak işletmeye çalışır.

Hür olanı kuvvet, güç kullanarak ürkütüp sindiremeyeceğiniz gibi, aidiyetlerini de esir edemezsiniz.

Hürriyet aziz şeydir, insan sadece Allah’a kul olur.

Serbesti: Kurallara bağlı, başı-bağlı, nizam-intizamı olan.
Özgür: Kuralsız, başı-bozuk, serseri mayın, dümensiz gemi.

Kulluk, Allah’a yapılan bir ibadet şeklidir, bir bilinç halidir, o her şeyden önce bir duruştur, asla bir tapınma değildir. Zira Allah tapılacak bir varlık değildir, ibadet ise de bir tapma biçimi değildir. İnsan sadece Allah’a kul olur, keza onu yaratan, meydana getiren O’dur. Otorite olarak en başta Allah’ı tanıması, kendisine karşı her türlü sorumluluğu taşıdığının bilincinde olduğu gerçeğinden bir an bile kopmamasını da kastetmemiş oluyoruz. “Tanrılar” mutlak otorite sahibi değillerdir ve böyle olmadıkları için de mutlak bir otorite tesis edemezler köleleri üzerinde. Tanrıların kendilerine tapınacak olan kölelere ihtiyaçları vardır, yoksa tanrılıklarının bir iddiası olamayacağı gibi bu tanrılık tezlerini sürdürebilir bir başka hamleleri de ellerinde yoktur hatta ellerinden gelmez. Onlar adeta birer vehim/evham gibidirler, sabun köpüğüdürler. Fakat ibadet öyle mi, Allah’ın insanın yaptığı hiçbir ibadete ihtiyacı da yoktur. Buna rağmen ibadet yani kulluk duruşu (farizalar) insanı her türlü zeminde ve mekânda terazide tutar, bir dengeli yaşamın reçetesini sunar, uygulayıp karşılık görmek ise yine insanın kendi elinde.

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=220064&idno2=c220038#1

Bu bağlamda “Özgürlük” ile “Hürriyet” arasındaki o derin ayrımın temellerini de oluşturmuş, göz önüne sermiş oluyoruz. Hürriyet, yaratıcının insanı yarattıktan sonra azat ederek, ona bahşettiği tüm kabiliyetleri, bir disiplin içerisinde ve düzeni bozmadan, yine onu yaratanın ona çizmiş olduğu yolda, yolladığı mesajlar ve rehberlerinin eşliğinde, onların izinden gitme, mesajlara uyma yönünde iradesini kendi isteği ile tercih edecek olanın karakterinin adıdır.

Hür, iradesini kullanabilmesi, bu dünya serüvenindeki tüm tercihlerini, onu hür bir birey olarak, şerefli ve en güzel bir biçimde yaratılmış, yaratanın kendisine çizmiş olduğu haritadan sapmaması gerektiği gerçeğinden ayrılmadan, ölçüsünü buradan alan kişidir.

Özgür olan her türlü tercih ve imkâna kendisinin, kendi güç ve kudretinin sayesinde kavuştuğu, eriştiği yanılgısı içerisinde bocalar durur ve bu haline bir türlü anlam veremez. Durup düşünemez ki acaba ben tercihlerimi yaparken neyi referans alıyorum diye. Kendisinin üzerinde otorite kabul etmeğinden, tercih etme hakkına sahip olmuş olabilmeyi yine kendisinden zannederek, aslında güdü, arzu ve hırslarına göre kıstaslar cetveli geliştirmiştir. Kendini bilmez, üzerindeki mutlak otoriteyi idrak etmez, etmek istemez. Şiddetli inkâr burada baş gösterir, hırsı içini alevlendirir ve arzularının da yönlendirmesiyle beraber radikalizme evrilir.

Azat Kelime Kökeni

~ Fa āzād آزاد serbest, özgür << OFa āzāt 1. soylu, asil, eski İran toplumunda toprak sahibi asilzade sınıfına mensup olan kimse, 2. köle olmayan, özgür = Ave ?+ zāy- salmak Tarihte En Eski Kaynak āzād [ Atebet-ül Hakayık (1300 yılından önce) ] Önemli Not: Bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. Kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir. Kelime Kökeni Farsça āzād آزاد "serbest, özgür" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) āzāt "1. soylu, asil, eski İran toplumunda toprak sahibi asilzade sınıfına mensup olan kimse, 2. köle olmayan, özgür " sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde zāy-"salmak" fiili ile eş kökenlidir. Hür Kelime Kökeni ~ Ar ḥurr حرّ [#ḥrr2] azat, salınmış, serbest, köle olmayan = Aram #χrr חרר serbest olma, salınma, kurtulma Tarihte En Eski Kaynak [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn (1387) : takı hür bolgay, ir kişi bolgay ] Önemli Not: Bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. Kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir. Kelime Kökeni Arapça ḥrr2 kökünden gelen ḥurr حرّ "azat, salınmış, serbest, köle olmayan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice #χrr חרר "serbest olma, salınma, kurtulma" kökü ile eş kökenlidir. Hürriyet Kelime Kökeni Ar ḥurriyya ͭ حرّيّة [#ḥrr2 y. msd.] köle olmama, azatlık < Arḥurr حرّ köle veya bağımlı olmayan, asil, soylu → hür Tarihte En Eski Kaynak ḥürriyye/ḥarüriyye "köle olmama hali" [ Meninski, Thesaurus (1680) ] Önemli Not: Bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. Kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir. Kelime Kökeni Arapça ḥrr2 kökünden gelen ḥurriyyat حرّيّة "köle olmama, azatlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥurr حرّ "köle veya bağımlı olmayan, asil, soylu" sözcüğünün mastarıdır. Daha fazla bilgi için hür maddesine bakınız.