Evlendi ve ilk gece eşinin yüzünü açtı rengi siyah idi, güzel de değildi. Zifaf gecesi eşini terk etti. Eşi bunu anlayınca birkaç gün sonra adamın yanına gitti ve dedi ki;

”HAYIR, BELKİ ŞERRİN İÇİNDE SAKLIDIR” dedi ve ikna etti, zifâfını tamamladı.
Ama kalbinde yine sıkıntı vardı. Eşinin şeklinden dolayı ikinci bir kez eşini ve şehri terk etti.

Bu sefer aradan 20 yıl geçti eşinin ondan hamile kaldığını bilmeden geçen 20 yıl. Evet, şehre geri döner namaz için camiye girer bakar ki genç bir vaiz ama çok muhteşem vaaz ediyor. Dehşete kapılır ve hoşuna gider. Oradakilere sorar kim bu Âlim delikanlı? diye. Derler ki adı
“ENES”
Babası kim? der. Derler ki:
20 yıl önce buralardan göçtü adı
“MALİK”

Gencin yanına gider ve der ki “seninle evinize kadar geleceğim. Kapıda bekleyeceğim annene dersin ki: “HAYIR BELKİ ŞERRİN İÇİNDE SAKLIDIR.” Giderler annesine bunu der demez “koş koş evlat, o senin baban” der, “kapıda bekletme.” Evet, öyle bir sıcak karşılama olur ki. Zira annesi oğluna;

“Oğlum baban bizi terk etti yalnız bıraktı gitti” dememiştir. O yüzden baba sevgisi tazedir. Evet, işte o anneden “ENES İBN-İ MALİK”
olmuştur.
Hz. Peygamberimizden (sav) birçok hadisi rivayet etmiştir. Hz. Peygamberimize (sav) hizmetleri olmuştur.

Allah senden razı olsun ey Enes’in annesi, bize böyle güzel evlat yetiştirdin ve bize güzel bir ders öğrettin.

Evet, bazen “HAYIR ŞERDE GİZLİDİR” Bazen bazı işlerden ve kişilerden uzak dururuz, içimiz kabullenmez ve birçok hayrı kaçırırız.

Şu sözleri göz ardı etmeyelim:

Allah belki bu durumda sana hayır dilemiştir.

Allah bazı işleri ancak hayır için erteler.

Seni birçok şeyden mahrum eder yine sana hayır vardır.

Bugün ki ağlaman, yarınki hayır içindir.

Başına gelen musibetin sonu illa ki hayırdır, bunun için üzülme kötü görülen işlerin sonu hayırdır
inşaallah.

Hamdolsun ki tüm hayırlar O’nun elindedir, O her şeye kadirdir.‏