Her çağ’ da olduğu gibi, içerisinde bulunduğumuz çağ’ ın getirilerinin de, biz insanlardaki etkileri mümkün mertebe tahlil edildiğinde ortaya çıkan sonuçlar, dönemsel olarak pek farklı değil aslında.
Ego yu besleyen veya hormonal dengeyi düzenleyen ya da düzensizliğine sebep olan bağımlılık kültürü, bu gün yerini beğeni (Like) yahut sosyal medya üzerinden takipçi sayısı ile ise, dün sahnede alkış veya bilet hatta kaset satış sayısı ile değerlendirilirdi.

Daha da geriye gittiğimizde çok farklı hatta geniş çaplı şekillerde bir durum söz konusu olabilir.
Bu gün olduğu gibi geçmişte de buna benzer durumları tahlil eden kişiler, felsefenin inceliğini kullanarak, sosyolojinin
(halk-bilimi) argümanlarından faydalanarak ortaya bir değer koymuşlardır.
Mesela, toplum hayatından ele alırsak, buna çekirdek olan aile kavramından başlamak zorundayız.
Örneğin, bir aile de baba, erkek çocuklarının çokluğu ile övünürdü. Konu komşuya böyle bir artı ile göğüs gererdi.
Bunu takip eden süreçte ise, bağ, bahçe, bostan çokluğu ve ya bunların toprak olarak yüz ölçümü, senelik hasat’ ın verimliliği, daha sonra da hayvanların büyük baş ve küçük baş olarak ayrıldığı durumlar, farklı övünç kaynaklarıydı.

İnsanları etkileyen ve şekillendiren her durum/olgu/madde/cihazat, bir gezegenin yörüngesinin belirlenmiş olması kadar elzem bir durumdur.
Hususların tasnifi ve terkibi gibi önem derecelerine göre değerlendirilmeleri de ayrıca ciddiyet ister.
Dokunanın veya hayatımıza giren tüm her şeyin bizi değiştirebileceği gerçeğini unutmadan, bu zihin ve akıl pratiklerinin neticesinde vardığımız sonuçların, elimize verdiği güç ile değerlendirmelerimizi daha hızlı yaparak, fayda/yarar veya zarar gözetebilecek seviyeye ulaşmamız lazım.
İnsanı kullanıp maddeye değer vermek arızası göstermemek ümidi ile.